Kızılötesi Işınlar Nedir Kısaca

Kızılötesi ışınlar, dalga boyları görünür ışığa göre daha uzun olan ancak boyut konusunda mikrodalgalardan kısa olan bir ışınım türü olarak bilinmektedir.

Bir elektromanyetik ışınım türü olarak da bilinen kızılötesi ışınların İngilizce karşılığı “Infrared” olarak bilinmektedir. Bu kelimede yer alan Infra kelimesi Latincede aşağı anlamına gelirken, red kelimesi de İngilizcede kırmızı anlamına gelmektedir.

Yani tam çeviri yaptığımızda kırmızı altı kelimesi ile karşılaşıyoruz. Bunun nedeni ise, kırmızı rengin az önce bahsettiğimiz görünür ışıkta en uzun dalga boyuna sahip olan renk olmasıdır.

Kızılötesi ışınımların dalga boyları 750 nanometre ile 1 mikro metre arasında değişmektedir. Dalga boylarının farklı olmasının kaynak gibi pek çok nedeni vardır.

Normal şartlarda bir insan vücudunu kıyaslarsak, insan vücudunun 10 mikrometre civarında ışıma yaptığını söyleyebiliriz.

Uygulamaları

Günümüzde kızılötesi ışınların pek çok yerde kullanıldığını söyleyebiliriz. Genel olarak baktığımızda hem sivil hem de askeri alanda çok fazla kullanılmaktadır.

Kızılötesi ışınların günlük kullanım haricinde en fazla uzay alanında kullanıldığı bilinmektedir. Özellikle teleskoplarda kızılötesi ışınlar kullanılarak, uzayın normal teleskoplarla görünemeyen bölümleri görünebilmektedir.

Askeri açıdan baktığımızda dürbünlerde kullanılan kızılötesi filtreler, gece görüşünün daha kaliteli olmasını sağlamaktadır.

Bu sayede pek çok gece görüş sistemi kurulmuştur. Ayrıca kızılötesi ışınlar, bir cismin uzaktan da sıcaklığının belirlenmesini sağlamaktadır.

Bu nedenle termografi alanında da sürekli olarak kullanılmaktadır. Benzer durumdan dolayı meteoroloji ve klimatoloji alanlarında da kızılötesi ışınlar çok fazla kullanılmaktadır.

Bunlara ek olarak takip sistemleri, ısıtma, iletişim, spektroskopi gibi alanlarda da kızılötesi ışınlarının kullanıldığını söyleyebiliriz.

19. Yüzyılda keşfedilen bu ışınlar günümüz teknolojisine ışık tutarak, gelişmesini sağlamıştır. Bu nedenle bilimsel açıdan oldukça önemli bir buluş olarak kabul edilmektedir.

Yorum Yapın