Hz. Eyüp Hayatı Kısaca Biyografisi | Netteki Blog


Hz. Eyüp Hayatı Kısaca Biyografisi

Hz. Eyüp hayatı hakkında merak edilenleri bir araya getiriyoruz. Hz. Eyüp kimdir? Hz. Eyüp’ün hayatı boyunca yaşamış olduğu nice sıkıntıya yer veriyor ve tüm bu sıkıntılara rağmen sabretmeyi nasıl başardığına tanıklık ediyoruz. Hz. Eyüp hayatı kısaca özetlemeye çalıştığımız bu yazımızda, peygamberimizin yaşantısından öne çıkan detaylara yer vermeye çalışacağız.

Hz. Eyüp hayatı boyunca birçok hastalığın yanı sıra çocukları ve çok daha fazlası tarafından imtihana tutulmuş ve tüm bu imtihanlara rağmen sabretmeyi başarmış bir peygamberdir. Tüm zorluklara rağmen sabredip, şükretmeyi bizlere öğreten Hz. Eyüp’ün hayatının öne çıkan kesitlerini ödevlerinizde kullanabileceğiniz, peygamberimizi daha yakından tanıyabileceğiniz şekilde kısa ve anlaşılır tutmaya çalıştık.

hz eyüp hayatı

Hz. Eyüp Hayatı Kısaca

Hz. Eyüp, İshak Aleyhi Selam’ın “Iys” ismini taşıyan oğlunun soyundan gelmiş ve Hazret-i Yusuf ile aynı asır içerisinde yaşamış büyük peygamberlerden birisidir. Yaşamı boyunca birçok imtihana göğüs geren Hz. Eyüp’ün çok sayıda çocuğu ve Şam bölgesinin çevresinde birçok malı bulunmaktaydı.

Allah (c.c.) tarafından bir imtihana tutulan Hz. Eyüp (a.s.) sahibi olduğu tüm malları ve çocuklarını kaybetmiştir. Tüm bunlar yaşanırken ciddi ve ağır bir hastalığa da yakalanan Hz. Eyüp’e zevcesi Rahme ve Liyya bakıyordu. Rivayetlere göre Rahme, Yakup (a.s.)’ın kızı ve Liyya ise Yusuf (a.s.)’ın oğlu Efrayim’in kızıdır.

Hazret-i Eyüp Aleyhi Selam’ın sahip olmuş olduğu tüm mal ve zenginliği, evlatları ve sahip olduğu tüm nimetler “İmtihan-ı İlahi” olarak birer birer elinden alınmıştı. Sahip olduğu her şeyin elinden alınmasının ardından ağır bir hastalıkla karşı karşıya kalan Hz. Eyüp, tüm bu yaşananlar karşısında büyük bir sabır göstermeyi başarmış ve Allah’ın ilahi kudreti ve takdirine razı olmuştu.

Hz. Eyüp (a.s.)’ın göstermiş olduğu bu sabır onun dillere destan bir peygamber olmasını sağladı. İnsanlık tarihine bir örnek olarak kazındı. Hz. Eyüp’ün karşı karşıya kaldığı bu imtihan peygamberlik döneminde gerçekleşmiştir. Başına gelen tüm musibetlerin sebebine “mel’ün şeytan” sebep olmuştur. Hz. Eyüp’ün sahip olduğu erdemi hazmedemeyen iblis, insan kılığına bürünerek halka şunları söylemekteydi;

“Bu kadar nimet ve bolluk içerisinde Allah’a kulluk yapmak kolaydır. Eyüp’ü bir de darlık ve bela içerisinde görmeli!..” diyerek halkı kışkırtıyordu. Devamlı olarak Hz. Eyüp’ün sahip olduğu itibarı zedelemeye çalışıyordu. Yüce Allah (c.c.) yaşananların üzerine Hz. Eyüp (a.s.) peygamberimizin kendisine olan inancını herkese göstermek için peygamberimizin karşısına çeşitli musibetler çıkarmıştır.

Yüce Allah, Hz. Eyüp’ü birçok imtihana tabii tutmuş fakat tüm zorluklara ve imtihanlara rağmen Eyüp sabretmeyi bilmiş, asla Allah’a olan inancından vazgeçmemiştir. Tüm mallarını kaybetmesinin ardından yaşanan bir sel sonucunda sahip olduğu tüm koyunları ve esen şiddetli bir rüzgar ile de tüm ekinlerini kaybetmiştir. Bu olayların üzerine bir çoban kılığına giren Şeytan, Hz. Eyüp’e koşarak; “Ey, Eyüp! Büyük bir felaket yaşandı, Allah tüm mal ve mülkünü telef etti.” Dedi.

Çoban kılığına giren Şeytan’dan bu felaketin haberini alan Hz. Eyüp ise hiçbir şekilde telaş yapmamış ve “Mal ve mülkü bana Rabbim vermişti, şimdi de aldı. Yegane sahip O’dur. Dilerse verir, dilerse alır!..” demiştir. Peygamberimizin kurmuş olduğu bu söz Şeytan’ı perişan etmeye yetmiştir.

Yaşanan bu felaketlerin üzerinden bir süre geçmiştir, Hz. Eyüp’ün okumakta olan çocukları meydana gelen bir zelzele sonucunda vefat etmiştir. Yeniden bir insan kılığına giren Şeytan feryat-ı figan ederek Hz. Eyüp’e koşmuş ve “Ey Eyüp! Allah Teala evini bir zelzele ile yerle bir etti. Bütün çocuklarını elinden aldı. Onların feryatları dayanılacak gibi değildi. Sen hâlâ duruyor musun?” diye sordu. Şeytan tüm bu yaşananları o kadar acıklı bir şekilde Hz. Eyüp’e aktarmıştı ki peygamberimizin yüreğinde birikmiş merhamet taşarak mübarek gözlerinden yaş olarak süzülmüştü. Fakat yaşanan bu felaket karşısında da sabırlı olan Eyüp, tüm yaşananlara rıza göstermişti.

Hz. Eyüp’ün bu sabrı karşısında öfkeden deliye dönen Şeytan tam bir şeyler söyleyecekti ki Eyüp (a.s.) şunları dile getirdi; “Ey mel’un! Sen Şeytan’sın ve beni Rabbime karşı isyana teşvik etmek istiyorsun. Bilesin ki evlatlarım birer emanetti, sahibi geri aldı! Veren O, alan O; niçin incineyim? Ben, her olayda Rabbime hamd eden bir kulum!” dedi.

Tüm musibetler ve Şeytan’ın oyunları karşısında sabırlı olan Hz. Eyüp’e Yüce Allah tekrardan şifa vererek onun yeniden mal ve evlat sahibi olmasını sağladı. 93 yaşına geldiğinde vefat eden Hz. Eyüp’ün ardından “Bişr” isimli oğlunun da Şam’da peygamber olduğu rivayet edilmektedir. Bu peygambere “Zülkifl” denmiştir.

Yorum Yapın