minyatür nedir kısaca

Minyatürün Kısa Tarihi
Çok küçük olacak şekilde işlenmiş olan ve ince şekilde yapılan resimlere minyatür denmektedir.

Geçmişi Osmanlı zamanına dayanan minyatür, genelde kağıt ve fildişi gibi maddelerden yapılırdı. Ayrıca minyatür yapan kişiye bu zamanlarda da nakkaş denirdi.

Daha da tarihine gidecek olursak Doğu kültürüne ait bir işleme olduğunu söyleyebiliriz ve oldukça eskilere kadar dayanmaktadır.

Ancak hem Doğu’da hem de Batı’da ortaya koyulan minyatürler bazı özellikleri bakımından birbirine benzer.

Antik Çağ’a baktığımızda Mısır bölgesinde yapılan minyatürlerin aynılarına Roma ve Bizans dönemlerinde de rastlanmaktadır.

  1. Yüzyıldan sonra Avrupa’da da yayılmaya başlayan minyatür sanatı baskı makinelerinin icat edilmesinden sonra eski bilinirliğini ve önemini kaybetmeye başladı. 19. Yüzyılın getirdiği batılılaşma hareketinde Batı kültürlerinin etkisi görülmeye başlandı.

Osmanlı dönemindeki minyatür sanatını inceleyecek olursak 18. Yüzyıla kadar İran döneminden çok etkilenildiğini söylemek gerekir.

Fatih döneminde yetişen Baba nakkaş isimli minyatür sanatçısı bir çok eseriyle üne kavuştu. 19. Yüzyılda da önemli nakkaşlar bu sanatı nesilden nesile devam ettirmeyi sürdürmek için başarılı eserler ortaya koydu.

Osmanlı döneminden günümüze dek en önemli nakkaş ustaları: Sinan Bey, Baba Nakkaş, Ahmetcan Barlas, İsmail Can, Şah Kulu, Gazi Capır, Mustafa Çelebi, Selimiyeli Reşid, Nigari, Horasanlı Aka Mirek’tir.

Günümüzde minyatür sanatını yerini inceleyecek olursak, kendisini modern sanata bıraktığını söyleyebiliriz.

Çağdaş resimle iç içe geçen minyatür sanatı Türkiye’de geleneksel anlamda hala varlığını sürdürmektedir.

Günümüze baktığımız zaman uzun yıllar sonra bu sanatı tekrar gün yüzüne çıkarak Prof. Dr. Süheyl Ünver’den bahsetmek gerekir.

Resmin çok güzel anlatıldığı bir sanat olduğu için Ünver gibi bir çok önemli sanatçı, minyatürün hatırlanmasına ve tekrar değer kazanmasına katkı sağlamıştır diyebiliriz.

Yorum Yapın